herkesin dini kendine

Merkez Camisi – Duisburg / Kaynak: Vikipedia

Düsseldorf’taki bir meslek yüksekokulu, anaokulları ve gençlik merkezlerinde çalışan eğitmenlere yönelik olarak düzenlediği meslek içi eğitim seminerlerinde, Türkçe, Türk kültürü ve Müslüman ailelerde dini eğitim gibi konularda katılımcıları bilgilendirmek üzere birkaç yıldır bana da görev veriyor. Yaşları 20-30 arasında olan kursiyerlerin çoğu Alman, aralarında az da olsa burada doğup büyümüş, öğrenim yapmış Türk, Arap, Rus kökenli eğitmenler de var. Genellikle insancıl, sevecen, neşeli ve yaşama sevincini, öğrenme arzusunu yitirmemiş bu genç insanlarla çalışmak bana zevk ve mutluluk veriyor.

Dünkü programda “cami ziyareti” vardı. Daha önceki senelerde olduğu gibi bu yıl da seminere katılan eğitimcileri Duisburg’un Marxloh semtindeki Merkez Camisi’ne davet ettim. Cami, aynı zamanda dinler/kültürler arası bir “Karşılaşma-Diyalog Merkezi” olarak planlandı. Osmanlı stilinde inşa edilen ve Almanya’nın ikinci büyük camisi olan “Merkez Camisi”, yalnız Türkiyeli Müslümanların değil, başka dinlerden ziyaretçilerin de beğendikleri bir ibadet ve buluşma merkezi. İstenirse rehber eşliğinde gruplara cami gezdiriliyor. Rehberler genellikle Müslüman üniversite öğrencileri.

Fakat ben bu kez, inançlı bir Protestan olan ve emekli olduktan sonra bu merkezde fahri olarak görev yapan bir Alman arkadaşımdan gruba rehberlik etmesini rica ettim.

Yıllar önce benim Türkçe kurslarıma katılan ve aslında yüksek kimya mühendisi olan arkadaşım, İslam tarihini ve camiyi öyle yetkin ve güzel bir şekilde anlattı, kendine yöneltilen soruları öyle iyi yanıtladı ki, yalnız kursiyerler değil ben de şaştım kaldım…

Bir anaokulu öğretmeni sonunda merak edip kendisine Müslümanlığa geçip geçmediğini sordu. Arkadaşım: “Tüm ayrılıklara, çatışmalara, yaşanan büyük sorunlara rağmen özünde İslam’ın barışçı ve akılcı bir din olduğunu düşünüyorum. Ama ben inandığım dinden ve ait olduğum kiliseden memnunum, İslamiyet’e geçmeyi düşünmedim, düşünmüyorum.” diye yanıtladı.

[…]

Mevlüt Asar

(“İki Ülke – İki Lisan – Bir İnsan” Kibele Yayınları)

Yazar: Mevlüt Asar (Yazar/Autor)

Mevlüt Asar, 1951'de Konya'da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi bitirdi. 1978'de Federal Almanya'ya yerleşti. “Çevirmenlik” ve “Metin Yazarlığı” sertifikaları olan Mevlüt Asar'ın Almanca, Türkçe ya da iki dilde şiir, öykü, deneme ve çeviri türünde yayımlanmış on kitabı bulunmaktadır. Kendisine, çok kültürlü yaşama ve halklar arasındaki kaynaşmaya yaptığı katkılardan dolayı Duisburg Belediyesi tarafından 2016 yılı Fakir Baykurt Kültür Ödülü verilmiştir. *** Mevlüt Asar wurde 1951 in Konya (Türkei) geboren. Er erhielt seine Schulbildung in Ankara und schloss 1974 sein Studium an der Fakultät für Politikwissenschaften an der Universität Ankara ab. Ende 1977 siedelte er nach Deutschland. Er wurde 2016 für seine literarische Arbeit und sein Engagement insbesondere für das friedliche Miteinander von Türken und Deutschen sowie für seine Arbeit im Literaturcafé Duisburg mit dem Fakir Baykurt Kulturpreis ausgezeichnet. E-Mail: asar.mevlut@gmail.com

%d blogcu bunu beğendi: